< MERHABA HOŞGELDİNİZ - Blogcu





Kanıtlayamayacağım Bir Hipotez

 

Herkesin bayramı kutlu olsuuunnnnnn!!!!!...

Tabi yeni yılını da şimdiden kutlarım tüm blogcu arkadaşların.

Bugün bi hipotezim hakkında yazcam.

Daha yeni çıktı fırından.

Bu sabah.

Öle kanalarda gezinirken birden akılma geldi.

Acaba biz yani kainattaki bütün warlıklar.

Tıpkı bi böceğin üzerinde yaşayan bakteri gibi

başka bir warlığın üzerinde yaıo olabilir miyiz?

O bakterinin tek amacı hayatta kalabilmek...

Ama farkında olmadan böceğede yardımı dokunuo.

Mutalizm olayı yani.

Diorum ki belki uzay sonsuz deildir.

Yani hani hücre misali kainatta bi hücre olabilir.

We üzerinde yaşadığımız warlık yawaş yawaş

yaşamını tamamlıo.

Hâliyle dünyamızda bu yaşlanma sürecinden payını alıo...

Belki de onlarda şuan bizi araştırıolar.

Bizim bakterileri araştırdığımız gibi...

Tabi bi de işin dinî boyutu war.

Ama ben bu tezimi çürütecek bişi bulamadım dinî olarak.

Sonuçta Kur'an' da Peygamberimiz (S.A.V) için

alemlere gelen bir peygamber olduğu söyleniyor.

We binlerce alem bulunduğu yazıyor.

Demek ki bizim bilmediğimiz daha birçok warlık war.

Bende bu bilmediklerimizi kasdediyorum.

Düşündükce mantıklıda gelio aslında.

Ama tabi bunu kanıtlamam mümkün diil.

Yani günümüz teknolajisiyle.

Ama yinede üzerinde bulunduğum warlıkla iletişime geçmek isterdim.

Ama eğer saçmalıosam bunu düzgün bir dille

we nedenini belirterek söylerseniz sewinirim.

HAYDİ GELİN

 

 
 

SELAM BEN

BU GÜN ÇOK MUTSUZUM AHHH LONDON ...BU BLOG SİZLERİN NEDEN BU GİB ŞEYLER GÖNDERMİYORSUNUZ

GELİN ARKADAŞ OLALIM:-)

 

 

GÜL RENGİNDE GÜN DOĞARKEN

 

BELKİ KUŞLAR GEÇER ÜSTÜMÜZDEN...
 
GÜL RENGİNDE GÜN DOĞARKEN
BOĞAZDAN GEMİLER USULCA GEÇERKEN
GEL ÇIKALIM BU ŞEHİRDEN
AĞAÇLAR, GÖKYÜZÜ VE TOPRAK UYURKENN
DOLAŞALIM KUMSALLARDA
ÇILGIN KALABALIK ARTIK UZAKLARDA
YORULURSAN YASLAN BANA
SARILIP UYUYALIM GÜN BATIMINDAA
BELKİ ÜSTÜMÜZDEN BİR KUŞ GEÇER
KANADINDAN BİR TÜY DÜŞER
İNER DÖNE DÖNE GÖKYÜZÜNDEN
HİÇBİR YÜZ GÜZEL DEĞİL SENİN YÜZÜNDEN
HAYDİ KALK GİDELİM BU ŞEHİRDENN
GÜN DOĞARKEN YADA GÜNEŞ BATARKEN
BELKİ KUŞLAR GEÇER ÜSTÜMÜZDEN
KANATLARI SENİN ELLERİNDEN... ELLERİNDENN

Düzensiz düzenin çocukları

 

 
 
 
.    

Koskocaman bi yıl geldi geçti. Hatta ardından bir de bayram telaşı....

EEE.. sonuç? Değişen ne oldu sanki? Hala aynı havayı solumuyor muyuz sanki? Acıkınca yemek yiyor,yatıp uyuyor televizyon seyrediyor ve hala bilgisayarla yarenlik ediyoruz işte. Nereye gidiyoruz, neyin telaşını yaşıyoruz? hangimiz aslında özlemini duyduğu mutluluğu yakaladı hayatında. Bir telaş ve koşuşturma var etrafta. ne için olduğunu anlamaya çalışıyorum gerçekten. neden bu koşuşturma ? kısa süreli anlık mutluluklar var sadece. Hiçkimse mutlu diil oysa hayatından. Ne hayatında biri olan mutlu ne de yalnız olan mutlu.Ama koşuşturmaca devam ediyor. Mutsuz birliktelikler hersabah yeni mutsuz bir güne yelken açarken, insanlar koşuşturacak bir neden buluyor. Yalnızlar ise mutsuzlarını paylaşabileceklerini sandıkları ama nedense sadece birlikte zaman geçirebilecek ve dostlarına şikayet edebilecekleri birinin peşinde durmadan savruluyorlar bir oraya bir buraya. Yalnızlıktan korkan ve bu korkuyla birilerine sarılan ama daha da yalnız kalıp hatta acı çeken insanlar sürüsüyüz.Cevap ise herzaman hazır.

Aman düzen bozulmasın. Ne düzen ama...

Düzensiz bir düzenin Kayıp insanlarıyız herbirimiz.

 
 

İKİ BOY UFAK PAPUÇ

 

...ve Külkedisi kaçarken, papucu ayağından fırladı..    
Ertesi gün Prens ayağı bu papuca sığacak genç kızı aramaya koyuldu.
Ülkenin tüm kızları , Prens tarafından beğenilmek için ayaklarını daha ufak hale nasıl getireceklerinin çabasına giriştiler. İşte,o gün bu gündür kadınlar ayaklarını, erkekler tarafından belirlenmiş kalıplara sıkıştırmaya çalışır.

Böyle yaparak, erkeğin "Prensesi" olacağını düşler dururlar. Zaman geçtikçe topallamasının , kendini depresif
hissetmesinin sebeplerini sürekli kendi eksikliklerinde arayarak. Ve papucun ne denli geçerli olduğunu hiç düşünmeden.

Erkekler ise ellerindeki "ayakkabıya" (veya düşlerindeki kalıba) "ayağını" (kendini) sıkıştıracak kadını arar; "ayağı sıkışmış"  bir kadının ne denli gerçek, ne kadar huzurlu, mutlu olup, mutlu edebileceğini düşünmeden.

Ve birlikte yalınayak yasayabilmenin özgür keyfinden habersizce...
  
İki Boy Ufak Pabuç

Yazar : Leyla Navaro
Yayınevi : Remzi Kitabevi

ISBN : 975140866-0
Basım Tarihi : Mayıs 2002

.